Loading...

SAĞLIĞINIZ HAKKINDA

Aort Anevrizmalarının Tedavisinde Açık Cerrahiye Alternatif Yöntem
Anasayfa / Makaleler / Makale Detay
  • Aort Anevrizmalarının Tedavisinde Açık Cerrahiye Alternatif Yöntem

Endovasküler Stent Greftler
Bilindiği gibi  kalpten çıkan ana atardamarımıza Aort (Aorta) denilmektedir. Tüm vücudumuza oksijenden zengin (temiz) kanın dağıtım anayolu olan aorta, kalbin sol karıncığının üzerinden başlayıp göğüs ve karın içinde seyreder. Aorta, bulunduğu bölgelere göre farklı isimlerle tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, göğüs kafesi içinde kalan kısmına torasik, karın bölgesindekine ise abdominal aorta denilmektedir. Kalpten ilk çıktığı bölgede çapı en fazla 4 cm olan aorta, seyrettiği yol boyunca  beyine, kollara, tüm organlara ve bacaklara dallar verir. Böylece dokularımız için gerekli olan temiz (satüre) kan gereksinimi sağlanmış olur. (Resim 1)

/Contents/YzContent/img/AortaAnatomy.jpg

                        Resim 1: Aortanın anatomik seyri.
Anevrizma nedir, nasıl oluşur?
Aortanın, bulunduğu bölgedeki normal anatomik çapının 1.5 katı ve üzerine çıkmasına balonlaşma (anevrizma) denilmektedir. Anevrizma oluşumunda en önemli faktör, damar yapısındaki elastik dokunun setleşmesi ve travmaya karşı duramaz hale gelmesidir. Bunun en önemli nedenleri; elastik dokunun genetik nedenlerle bozulmuş olması, yaşlanma, damar sertliği, enfeksiyon ve travmadır. Ağır darbeler (trafik kazası, yüksekten düşme gibi) acil müdahaleyi gerektiren akut anevrizmalara neden olabildiği gibi, kronik travma olarak kabul edebileceğimiz yüksek tansiyon da zaman içinde anevrizma oluşuma yol açabilmektedir. (Resim 2 ve 3)

http://aaa.screening.nhs.uk/images/files/imgmed/1101_AAA3_large_aneurysm_F148.jpg
                                                          Resim 2: Abdominal aort anevrizması

http://www.sphcs.org/images/CardiacVascular/DescendingAorticAneurysm.jpg
                     Resim 3: Torasik aort anevrizması
Anevrizma belirtileri nelerdir, ne gibi riskler yaratır?
Genel olarak anevrizmalar sinsi seyreder. Belli bir büyüklüğe eriştikten sonra, bulunduğu bölgeye göre basıya bağlı bulgular verebilir. Bunlardan en önemlisi ağrıdır. Bunun dışında, genellde bulgular anevrizmaya bağlı komplikasyonlar nedeniyledir. Anevrizmalarla ilgili üç önemli komlikasyon söz konusudur:

  1. Anevrizma kesesi içindeki oluşan kan pıhtısının koparak damar tıkanıklığına neden olması.
  2. Anevrizma kesesinin yırtılarak (rüptür), bulunduğu bölgeye (göğüs kafesi veya karın içi) kanaması. (Resim 4)
  3. Anevrizma bölgesinde damar duvarının yapısını oluşturan iç tabakanın orta tabakadan ayrılarak (diseksiyon) tıkanmalara  neden olması. (Resim 5)

http://aorticstents.com/wp-content/uploads/2013/03/aneurysm-rupture.jpg
              Resim 4: Anevrizma kesesinin yırtılarak (rüptür) kanaması.

                                  http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6d/AoDissect_DeBakey3.png/90px-AoDissect_DeBakey3.png
                   Resim 5: Aort anevrizmasının diseksiyonu.

Anenrizmada yırtılma veya iç tabakanın ayrılması gibi komplikasyonlar oluştuğunda, ne yazık ki hastaların yaklaşık  %50’ye yakını hastaneye eriştirilemeden kaybedilmektedir. Bunun yanı sıra, bu hastalar ameliyataneye alınabilseler bile, yapılacak operasyonun riskleri çok üst seviyelere çıkabilmektedir. Bu nedenle anevrizma boyutu belli sınırların üzererine çıktığında, radikal tedavi kaçınılmazdır.

Tedavi Seçenekleri
Aort anevrizmaları için, günümüzde  üç temel tedavi yöntemi uygulanabilmektedir:

  1. İlaç tedavisi: Aortanın, bulunduğu bölgeye göre, normal çapının üzerine çıktığı, ama henüz daha cerrahi sınırlarına gelmediği durumlarda uygulanır. Bu tedavinin amacı; varsa yüksek tansiyonu kontrol altına almak ve damar sertliğine neden olan; sigara alışkanlığı, kanda yüksek yağ seviyesi gibi riskleri ortadan kaldırmaktır.
  2. Cerrahi tedavi: Oluşan anevrizmayı ortadan kaldırmak için uygulanan geleneksel tedavi yöntemidir. Bu yöntemde cerrahi kesiyle anevrizmaya ulaşılıp, anevrizma kesesi çıkarılarak, bu bölgeye, aortanın devamlılığını sağlamak için, özel materyallerden üretilmiş tüp şeklinde yapay bir damar dikilmektedir. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi geleneksel cerrahi yöntem oldukca büyük, ama hayat kurtarıcı bir ameliyattır. (Resim 6)

            aortic aneurysm surgery ile ilgili görsel sonucuhttp://static.wixstatic.com/media/d05dd0_cba0cc03562c230c2e947341041838ae.png_srz_p_250_220_75_22_0.50_1.20_0.00_png_srz
         Resim 6: Geleneksel cerrahi yöntemle tedavi edilen hastanın ameliyat kesisi ve yapay damarla onarılmış hali.

  1. Endovasküler tedavi: Geleneksel cerrahi yöntemin hastalar üzerindeki ağır travması, aort anevrizması olan bölgeye erişebilmek için yapılan büyük kesiler ve sonuç olarak ortaya çıkabilecek önemli komplikasyonlar nedeniyle bilim insanları tedavide yeni seçenek arayışlarına yönelmişlerdir. İlk olarak 1994 yılında A.B.D.’de aort anevrimalarının tedavisinde farklı bir yaklaşım gerçekleştirilmiştir. Bu yöntemi, geleneksel cerrahiden   ayıran çok önemli bir fark söz konusudur. Endovasküler girişimlerde esas; anevrizmaya dışarıdan büyük bir kesi ile erişmek yerine, anevrizmayı içeriden destekleyecek kumaş kaplı bir stent yerleştirilmesidir. Bu amaçla kasıktaki bir atar damar giriş yolu olarak kullanılır. Buradan özel bir kateter yardımıyla, kapalı durumdaki endovasküler stent greft anevrizma bölgesine ulaştırılır. Stent greft uygun bölgede açılarak, balonlaşmış damara içeriden destek sağlanıp, anevrizmaya bağlı ortaya çıkabilecek olumsuz etkiler ortadan kaldırılmış olur.  Bu yöntemin adı “Endovasküler Stent Greft”tir. Teknoloji ve malzeme alanındaki gelişmelere paralel olarak bu yöntem giderek yaygınlaşmış ve günümüzde açık cerrahi tedaviye alternatif haline gelmiştir. (Resim 7 ve 8)

 

http://www.fda.gov/ucm/groups/fdagov-public/documents/image/ucm240097.jpg           http://cdn.medgadget.com/img/5ked56h.jpg
     Resim 7: EVAR için kullanılan endovasküler stent greft ve yerleştirilmiş hali.

 

http://www.healio.com/~/media/Images/News/Print/Cardiology%20Today/2011/01_January/Talent_221_175_83270.jpg          http://www.fda.gov/ucm/groups/fdagov-public/documents/image/ucm327488.jpg
Resim 8. TEVAR için kullanılan endovasküler stent greft ve yerleştirilmiş hali.

Endovasküler Stent Greft Nasıl Uygulamalarında Fiziksel Altyapı ve Ekip Çalışması
Endovasküler Stent Greft uygulamaları için öncelikle gerekli görütüleme teknolojisini de kapsayan “hibrit” bir operasyon odasına (güvenli anestezi verilebilen, yeterli görüntüleme yapılabilen ve cerrahinin tüm ihtiyaçları karşılanabilen) gereksinim vardır. Bu odada hasta sorunsuz bir şekilde genel anestezi alabilmeli, kusursuz bir şekilde radyolojik görüntüler ve vital bulgular monitörize edilebilmelidir. Ama bundan da önemlisi, endovasküler girişimlerde multidispliner ekip çalışması yöntemin olmazsa olmaz şartıdır. Bu ekipte; kardiyovasküler cerrah, kardiyolog veya radyolog ve anestezist bulunmalıdır.

EVAR ve TEVAR ne demektir?
Endovasküler Stent Greft uygulamalarında, temel ilke aynı olmakla birlikte, anevrizmanın bulunduğu yere göre işleme farklı adlar verilmektedir. Karın içinde seyreden aort anevrizmalarının endovasküler yöntemle tedavisi İngilizce’den kısaltılmış olarak EVAR (EndoVascular Aneurysm Repair) şeklinde tanımlanır. Göğüs kafesi içinde seyreden anevrizmaların endovasküler yöntemle onarımı içinse TEVAR (Thoracic EndoVascular Aneurysma Repair) tanımı kullanılmaktadır. (Resim 9 ve 10)


Resim 9: EVAR yapılan hastanın işlen sonrası tomografik görünümü.


Resim 10: TEVAR yapılan hastanın islem sonrası tomografik görünümü.

Doğru Hasta Seçimi
Aorta anevrizmalarının tedavisinde standart yöntem halen açık cerrahi olsa da, teknolojik gelişmelere paralel olarak endovasküler anevrizma onarımları da önemli yer tutmaya başlamıştır. Özellikle genel durumu düşkünlüğü, eşlik eden hastlalıklar ve ileri yaş nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıdığı hastalarda, bu yöntem önemli avantajlar sağlamaktadır.

Günümüzün teknolojik olanaklarıyla endovasküler stent greft uygulamalarında engelller çok önemli oranda azalmıştır. Kullanılan malzameler ve ekipman bizi uygulamada oldukça geniş bir hasta grubuna müdahale edebilecek duruma getirmiştir. Bu gün için, endovasküler stent uygulanabilmesi için yalnızca iki temel şart söz konusudur. Bunlar; aortada stent greftin tutunabileceği sağlam bir bölgenin bulunması ve anevrizma kesesinin ileri derecede açılanma (kıvrılma) göstermemesidir.

Endovasküler Stent Greft İle Tedavinin Avantajları

  1. İşlem çok geniş bir hasta grubuna uygulabilmektedir.
  2. Ameliyat kesisi , geleneksel açık operasyon kesisiyle karşılaştırılamayak kadar küçük ve buna bağlı travmanın etkisi yok denecek kadar azdır. (Resim 11)
  3. İşlem sonrası ağrı, açık ameliyata göre son derece düşüktür.
  4. Özellikle göğüs içindeki aort anevrizmalarının açık cerrahi tedavisinde ciddi bir komplikasyon olan felç riski, endovasküler stent uygulamalarında yok denecek kadar azdır.
  5. Cerrahiye bağlı olarak görülen komplikasyonlar, uygun seçilmiş hastalarda, düşük seviyelerdedir.
  6. Hastanede yatış süresi azalmakta, hastalar kısa sürede normal yaşamlarına ve işlerine dönebilmektedir.


                                           Endovasküler
  Resim 11: Açık cerrahi ve endovasküler girişimlerde ameliyat kesileri

(0 Yorum)

Yorum Bırakabilirsiniz